Yüz Dolgularında Standart Yaklaşım Yerine Yüz Anatomisine Göre Planlama

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hyalüronik asit başta olmak üzere farklı içeriklere sahip dolgu uygulamaları, yüzün belirli bölgelerindeki hacim kayıplarının veya kontur değişikliklerinin değerlendirilmesinde kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.

Ancak günümüzde dolgu uygulamalarındaki yaklaşım, tek bir bölgeye hacim eklemekten giderek uzaklaşıyor. Yüzün tamamının bir bütün olarak değerlendirilmesi ve uygulanacak miktarın kişinin yüz anatomisine göre belirlenmesi önem kazanıyor.

İzmir Alsancak’taki muayenehanesinde çalışmalarını sürdüren Uzm. Dr. Orhan Demirer, dolgu planlamasında dudak, çene veya yanak gibi bölgelerin birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Örneğin çene ucunun konumu, alt yüz oranları ve çene hattı birbirleriyle ilişkiliyken; yanak ve orta yüz bölgesindeki hacim değişiklikleri de nazolabial alanın görünümünü etkileyebiliyor. Bu nedenle her belirgin çizginin doğrudan doldurulması yerine çizginin oluşmasına neden olan anatomik faktörlerin değerlendirilmesi gerekiyor.

Dolgu İzmir araştırmalarında hastaların en sık merak ettiği konulardan biri de ne kadar dolgu uygulanacağı. Ancak kullanılacak miktarı yalnızca “1 ml” veya “2 ml” şeklinde değerlendirmek doğru bir yaklaşım olmayabiliyor.

6ac14d03659fe_mceclip0.png

Gerekli ürün miktarı; uygulama bölgesine, mevcut hacim kaybına, kullanılan ürünün özelliklerine ve hedeflenen değişime bağlı olarak farklılık gösterebiliyor. Bazı kişilerde sınırlı miktarda ürün yeterliyken bazı yüzlerde birden fazla bölgenin aşamalı olarak değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Dudak dolgusu, göz altı bölgesi, yanak, çene, jawline, nazolabial alan ve marionette bölgesi gibi farklı anatomik alanlarda kullanılan tekniklerin de birbirinden farklı olması gerekiyor.

Dolgu uygulamasından önce kişinin daha önce yaptırdığı işlemlerin bilinmesi de önem taşıyor. Özellikle önceki dolgunun türü veya hangi bölgeye uygulandığının bilinmediği durumlarda yeni bir işlem öncesinde daha ayrıntılı değerlendirme gerekebiliyor.

Dolayısıyla dolgu uygulamalarında hedef yalnızca hacim oluşturmak değil; yüzün mevcut yapısı ile uyumlu, ölçülü bir planlama yapmak olarak öne çıkıyor.

6ac14d0a4fde9_mceclip1.png

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir