Anadolu’yu baştan başa kat eden, Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak, kuraklıkla mücadelede alarm seviyesine ulaştı. Sivas’ın İmranlı ilçesindeki Kızıldağ’ın eteklerinden doğup Karadeniz’e dökülen 1.355 kilometrelik bu tarihî nehir, iklim değişikliğinin ve yetersiz yağışların etkisiyle eski görkeminden uzak bir görüntü sergiliyor.
Her yıl bahar aylarında kar sularıyla taşarak coşkulu bir akışa sahip olan Kızılırmak, bu yıl beklenen debi artışını göstermedi. Yaz ortasında ortaya çıkan düşük su seviyesi, kuraklığın bölge üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor.
Havadan çekilen dron görüntüleri, nehrin bazı bölümlerinde suların çekilerek yerini otlara ve sazlıklara bıraktığını ortaya koyuyor. Daha önce suyla kaplı olan alanlar ise şimdilerde kurumuş topraklara ve bataklıklara dönüşmüş durumda.
Sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam alanı olan Kızılırmak; geçtiği 10 farklı ilde yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Ancak su seviyesindeki dramatik düşüş, bu ekosistemi ciddi şekilde tehdit ediyor.
Bölge halkı ve çevre bilimciler, Kızılırmak’ın kaderinin değişmesi için ivedilikle önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, Türkiye’nin su mirasının en önemli parçalarından biri olan bu eşsiz nehir, gelecekte yalnızca haritalarda bir hat olarak kalma riskiyle karşı karşıya.
